Monday, August 14, 2006

City of Collision


City of Collision - Jerusalem and The Principles of Conflict Urbanism
Birkhauser – Publishers for Architecture, Haziran 2006


Son yıllarda güncel akademik araştırma, yazımına yansıyan; kent planlama ve mimarlık disiplinlerinde “sosyal ve politik çatışma” konusu önemli bir araştırma alanı olmaya başladı. Mimar Eyal Weizman ve Rafi Segal’in yayınladığı kitaptan “Civilian Occupation” ( Sivil İşgal) sonra ikinci ilgili bir yayın, iki genç mimar Philipp Misselwitz ve Tim Rieniets editörlüğünde yayınlandı. “City of Collision”; aralarında Eyal Weizman, Orhan Esen, Irit Rogoff, Salim Tamari, Jack Persekian, Sari Hanafi gibi mimar, kentbilimci, kuratör ve sanat tarihçinin bulunduğu zengin bir yazarlar grubu, sosyal ve politik çatışma ile kent yapısı arasındaki ilişkiye değiniyor. Ulus-devlet retoriğinin zayıflaması ve post-fordist küresel pazarın yayılması ile kentlerin her açıdan önem kazanması; savaş, siyasi baskı ve sivil işgal gibi durumlarda da kentleri merkezi özne kılıyor. Kudüs kenti, Israil ve Filistin çatışmasının tarihsel, siyasal ve sosyal gelişiminin inşa ve planlama pratiği açısından analiz edildiği kitapta beş bölüm yer almakta. Bu beş bölüm farklı bağlamlarda ele alınmış: Enclaves/Exclave, Barriers/Links , Monuments/No-Man’s Land, Confrontation/Exchange,
Innovation/Destruction. Giriş bölümünde; 1971-1978 arası Kudüs’ün belediye başkanlığını yapmış yazar M.Benvenisti ve sosyolog S.Tamari ile editörler arasındaki söyleşi; Kudüs’ün Osmanlı dönemi ve geçen yüzyılın başından sonra geçirdiği evrimlerin farklı modernizm deneyimleri ve kentsel politikaları arasındaki ilişkileri ve çokkültürlü vatandaşlık kavramı üzerine tarihi nitelikteki değerli bilgileri aktarıyor. Söyleşiyi, özellikle Orhan Esen’in Confrontation/Exchange bölümündeki Osmanlı başkenti kenti Istanbul üzerine “Re-imagining Jerusalem” adlı makalesi ile ilişkilendirdiğinizde kentsel ayrışma ile ilgili farklı tarihsel aralıklar ile karşılaşıyorsunuz.

Kitabın diğer önemli bir yanı; 11 Eylül'den sonra iyice farkına vardığımız; günümüz felaket durumları (catastrophe) ile "öteki-leştirme" arasındaki ilişkinin gün yüzüne çıkması. Sanıyorum "çatışma kentselliği" olarak (belki de yalnış) çevirebileceğim "conflict urbanism" olgusunun merkezinde yatan konu; etnik grupların ve diğer bir çok halkın kimlikleştirilme ve normalize edilme sürecinde felaket durumları ile egemenlik normları arasındaki yeni baskı biçimlerinin üretilmesi. Kitapta bulunan en önemli makalelerden biri Beyrut’lu sosyolog Sari Hanafi 'nin "spacioside” kavramını; mekanın kontrol altına alınma biçimlerini Agamben'in son yıllarda çok tekrarlanan "istisna hali" (state of exception) argümanını ile ele alıp geliştirmesi. Sınır politikaları, işgal, etnik savaş ve çatışma altındaki jeo-politik kentler; biopolitika ile mekan ilişkisinde farklı hegomanya biçimleri, mekansal baskı formlarını mimari yapı ve kentsel planlama ile meşrulaştırmaktadır. Son yıllarda kuramsal alanda bu meşrulaştırma biçimlerinin analiz edilmesinde çoğunlukla İtalyan felsefeci Giorgio Agamben’e referans verilmekte. Mekan politikaları analizlerinde yoğun bir şekilde başvurulan Agamben; “istisna hali” (state of exception) ve “kamp” (camp) kavramları ile güvenlik, terör, şiddet ve felaket gerçekliklerinin insan hakları ihlali arasındaki ilişkiye değinir. Agamben’e göre “modernliğin nomos” u olan kamp; bir istisna durumunda genelgeçer hukukun askıya alınması ile egemen iktidarın, istisna hali sürecindeki eylemlerini meşru kıldığı, bireylerin siyasi karar alma sürecinden çıkartıldığı yerdir. Sari Hanafi, İsrail’in Filistin’e karşı sürdürdüğü işgalin ve şiddetin “soykırım”dan çok “mekankırım” olduğunu savunuyor; yani mekan politikaları ve “istisna hali” ’nde yürütülen inşa ve planlama kararlarının insan haklarını ihlal etmesi.

“Ethnocracy – Land and Identity Politics In Israel/Palestine” adlı kitabını bu ay içinde yayınlayan coğrafyacı O.Yiftachel’in, kent sosyoloğu/mimar H.Yacobi ile ortak makaleleri “Barriers, Walls, and Urban Ethnocarcy in Jerusalem”; hem kent sosyolojisi hem de mimarlık/şehircilik yazınında şu ana kadar ciddi olarak yer almayan “kentsel etnografi” başlığında etnografi ve mekan politikaları arasındaki ilişkiye değinmekteler. Yazarlara göre kentsel etnografi; ekonomi ve planlamanın etnik temelli bir mantığa göre kentin düzenlenmesi; gruplar arasında sınırların keskinleştirilmesi ve etnik coğrafyaların tamamen normalize edilmesini içerir.

Kitapta yer alan önemli örneklemelerden biri; geçen yüzyılın başında eski bir Filistin Arap köyü ve şu anda önemli bir Filistin yerleşimi olan “Suh Bahir” ile hemen karşısında yer alan kapalı site şeklindeki, pahalı ve modern evlerin yer aldığı “Har Homa” günlük yaşamlarının karşılaştırılması; kitapta şaşırtıcı sonuçlar, istatistikler içeren grafik ve fotoğraflarda ayrıntılı bir şekilde yer almış.

Son olarak: “City of Collision” sadece, farklı disiplinlerden gelen yazar ve araştırmacıların bir mekan, olgu ve gerçeklik üzerinden mikro analizler sunmalarını içermiyor; aynı zamanda mimarlık/şehircilik ve kent sosyolojisi, mekan politikaları metotlarını birleştiren yeni bir tür araştırma-inceleme yapma şekli sunuyor. Bu nedenle kitabın tüm güncel mimarlık ve şehircilik eğitimine önemli bir bakış açısı, katkı sunduğunu düşünüyorum.

Berlin Sanat Üniversitesi, Uluslararası Barış ve İşbirliği Merkezi (IPCC), Kudüs Bezalel Sanat ve Tasarım Akademisi Mimarlık Bölümü ve ETH İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü Kentsel Tasarım Bölümü (Zürih) tarafından ortaklaşa gerçekleştirilen bir atölyeden yola çıkılarak oluşturulan kitapta; 30 makale, fotoğraflar ve 40 dan fazla harita yer alıyor. Cambridge ve AA-London’da mimarlık eğitimi alan Philipp Misselwitz (Jena, 1974), Berlin Sanat Üniversitesinde öğretim üyesi; özellikle sınır politikaları, çatışma kentleri, informal kentleşme ve mülteci kampları üzerine çalışıyor. 2003 yılından bu yana “sınır coğrafyaları” adlı projeyi yürüten Tim Rieniets (Hilden, 1972) ise ETH İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü Kentsel Tasarım Bölümünde öğretim üyesi ve bu sene öğrencileri ile birlikte Istanbul’da “kapalı korumalı yerleşimler” üzerine bir atölye gerçekleştirdi.
(Betonart, Eylül - 2006)

0 comments: